Değişimde Chesterton’ın Çiti Modeli
- Atınç Büyükduykular
- 17 Mar
- 2 dakikada okunur
Yeni bir şirkete veya departmana yönetici olarak atandığınızı düşünün. İlk haftanızda, tamamen mantıksız, yavaş ve modası geçmiş görünen bir dizi süreç fark ettiniz. İçgüdüleriniz size ne söyler? Muhtemelen "Bunu hemen daha verimli bir sistemle değiştirmeliyiz!" dersiniz.
Ancak bir sistemi neden kurulduğunu anlamadan değiştirmek, iş dünyasında yapılan en büyük ve en maliyetli hatalardan biridir. İşte tam bu noktada, değişim yönetiminin en güçlü düşünce modellerinden biri devreye giriyor: Chesterton’ın Çiti.
Chesterton’ın Çiti Nedir?
İngiliz yazar G.K. Chesterton tarafından 1929'da ortaya atılan bu prensip, basit ama derin bir analojiye dayanır: Kırsal bir alanda yürürken, yolunuzu kesen bir çit görürsünüz. Çitin orada olması için hiçbir mantıklı neden göremiyorsunuzdur. Eğer "Bu çitin burada ne işi var? Hemen yıkalım!" derseniz, Chesterton size durmanızı söyler.
Kural şudur: Bir çitin neden inşa edildiğini anlamadan, onu yıkmanıza izin verilmemelidir. İş dünyasında bu "çitler"; eski prosedürler, miras yazılımlar, tuhaf onay süreçleri veya departmanlar arası yazılı olmayan kurallardır. Mantıksız görünmeleri, işe yaramadıkları anlamına gelmez; sadece sizin henüz o bağlamı bilmediğinizi gösterir.
Özel Sektörden "Çiti Yıkma" Vakaları
Değişim yönetimi sürecinde mevcut yapıyı anlamadan harekete geçmenin şirketlere maliyeti genellikle çok ağır olur.
Örnek 1: Yazılım Geliştirmede "Eski Kodu" Çöpe Atmak
Bir teknoloji şirketine yeni atanan parlak bir CTO (Teknoloji Yöneticisi), şirketin ana ürününün kod altyapısının çok eski ve "çirkin" olduğunu fark eder. Ekibe, sistemi sıfırdan ve en modern dillerle yeniden yazma talimatı verir.
Aylar süren çalışmanın ardından yeni sistem canlıya alınır ve aniden müşteri şikayetleri patlar. Neden mi? Çünkü o "çirkin" kod blokları, son 10 yılda müşterilerin yaşadığı yüzlerce nadir uç durum (edge-case) hatasını çözmek için eklenmiş yamalardı. Yeni ekip çiti (eski kodu) neden orada olduğunu anlamadan yıktığı için, çözülmüş eski sorunlar yeniden ortaya çıkmıştır.
Örnek 2: Operasyon ve Tedarik Zincirinde Gizli Güvenlik Ağları
Büyük bir perakende şirketinde, yeni bir operasyon müdürü tedarik zincirini hızlandırmak için depodaki "ikinci aşama manuel kalite kontrol" adımını kaldırır. Sistem zaten barkodlarla otomatik kontrol yapmaktadır; manuel kontrol sadece zaman kaybı gibi görünmektedir.
Bir ay sonra, mağazalara binlerce hatalı ürün gider. Yapılan incelemede, manuel kontrolün aslında otomatik sistemin okuyamadığı spesifik bir ambalaj hasarını tespit etmek için yıllar önce "geçici" olarak konulduğu ve o hasarın hala devam ettiği anlaşılır. Çit yıkılmış, sistem çökmüştür.
Başarılı Bir Değişim İçin 3 Altın Adım
Eğer şirketinizde kalıcı ve hasarsız bir değişim yaratmak istiyorsanız, şu adımları izleyin:
Önce Gözlemleyin: Değiştirmek istediğiniz sürecin tarihçesini araştırın. Bu kuralı kim, ne zaman ve hangi sorunu çözmek için koydu?
İlgili Kişilerle Konuşun: Süreci her gün kullanan çalışanlara "Bu adımı neden yapıyoruz?" diye sorun. Gerçek cevaplar genellikle toplantı odalarında değil, sahadadır.
Aşamalı Değişim Yapın (Test Edin): Çiti tamamen yıkmak yerine, bir kapı açın. Yeni sürecinizi küçük bir pilot bölgede veya dar bir müşteri grubunda test edin.
Sonuç
Değişim, her büyüyen şirketin kaçınılmaz bir ihtiyacıdır. Ancak etkili bir değişim yönetimi, sadece neyi değiştireceğinizi bilmekle değil, neyi neden korumanız gerektiğini anlamakla başlar. Eski sistemlerin mantığını çözmeden yapacağınız her yenilik, sizi tahmin etmediğiniz risklerle baş başa bırakacaktır.
Peki sizin iş hayatınızda karşılaştığınız en ilginç "Chesterton’ın Çiti" örneği neydi? Anlamsız bulduğunuz ama sonradan değerini anladığınız bir şirket kuralı oldu mu? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlarda bizimle paylaşın!
Kaynakça
Chesterton, G. K. (1929). The Thing: Why I Am a Catholic. (Chesterton'ın Çiti kavramının ilk kez geçtiği "The Drift from Domesticity" bölümü).
Farnam Street (FS). "Chesterton’s Fence: A Lesson in Second-Order Thinking."




Yorumlar